Küçük detaylar büyüyen evler

Yeni bir yıl; yeni bir yaşam, yeni bir başlangıç demek... Bu nedenle 2010’la beraber evinde ya da ofisinde de değişiklik yapmak isteyenler mutlaka olacaktır. Peki neler yapmalılar, hangi renkleri ya da eşyaları tercih etmeliler? İşte son trendler...

 

08.01.2010

Tasarım dili; tasarımcının iletmek istediği mesaj ya da fikir...  Bu dil; tasarımın biçimsel, malzemesel, dokusal, renksel, kültürel özellikleri gibi derin bir yelpazeyi kapsıyor ve kullanıcı böylelikle kişiliğini, beğeni ve tarzını ortaya koyabilme şansı buluyor.

1960 ve 1970’lerde Pop-Art genel tasarım dilinde; alaycılık, gündelik objelerin farklı yorumlanmaları, bir renk ve doku karnavalı göze çarpıyor. 2000’lerde ise yerini minimalist yaklaşımında sadelik, yalınlık, fonksiyonellik, doğallık gibi kavramlara bırakıyor.

“Türkiye tasarım dünyasının yürümeye yeni başlayan çocuğu bizce. Türk endüstrisi önce emeklemeyi, sonra ayakta düşmeden durmayı öğrendi, şimdi artık dengesini sağlayıp güvenle adım atabiliyor. Rahatlıkla yürüyüp koşması içinse biraz daha vakit var.

1960'larda başlayan modernleşme ve sanayileşme hareketinin sonucu, 1970'lerde tasarım, okullarda mesleki eğitim olarak yerini aldı. 1990'lara kadar sancılı dönemler geçirse de, bu tarihten sonra tasarımın Türkiye için önemi ve gerekliliği yadsınamaz hale geldi. Tasarım ve endüstrinin aslında iç içe, ayrılamaz parçalar olduğu gerçeği iyice su yüzüne çıktı.

TÜRK TASARIMCILAR ADINDAN ÖVGÜYLE SÖZ ETTİRİYOR
Türk endüstrisi önce yabancı tasarımları ve ürünleri kopyalayarak işe başladı. Bu sayede detay ve üretim tekniklerini öğrendi. Daha sonra artan global rekabette kaliteli ürün yapmayı öğrendi. Günümüzde ise firmalar yurtiçi ve yurtdışında markalaşmanın önemini kavradılar ve bu yolda ilerliyorlar. Bunun yolu da özgün ve iyi tasarımdan geçiyor. Önceleri çoğu firma tasarım için yabancı tasarımcıların kapısını çalarken, günümüzde kendilerini Türk tasarımcılara rahatlıkla emanet edebiliyorlar. Bugün birçok Türk tasarımcı yurt içinde ve yurt dışında adından övgüyle söz ettiriyor, dünyaca ünlü markalar için tasarımlar yapıyor.” 

Avrupa’da çok sık rastlanan ancak Türkiye’de yeni yeni etkisini gösteren bir kavram var: İç mimarlık... Ucundan köşesinden evini değiştirmek ya da sil baştan yeni bir mekan yaratmak isteyenler soluğu iç mimarlık ofislerinde alıyor. Gerçi, henüz daha akıllardaki ‘İç mimar kimdir? Tam anlamıyla ne yapar?’ sorusunun cevabı net değil. Herkes farklı bir fikir yürütsede varılan sonuç hep aynı: Yenilik, yenilik, yenilik...

Halk yenilik istiyor, onlar ne diyor?
“İç mimar, doğası gereği farklı disiplinleri bir potada eriterek, müşterisine işlevsel, ergonomik, fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçları karşılayan ve bunların yanında görsel olarak doyurucu, estetik mekan ve mobilya  tasarımları sunan bir tasarım insanıdır.”

Daha basite indirgemek gerekirse; kişinin ihtiyaç ve zevklerine en uygun yaşam yada kullanım alanlarını tasarlar, bu tasarımların uygulanma aşamalarını düzenler, kontrol eder ve mekanı kullanıma hazır halde teslim eder. Kısaca kafa karışıklığını ortadan kaldırır.

Tabii bu sadece kişinin zevki oranında gerçekleşmiyor, her yılın beraberinde getirdiği moda akımı da aktif rol oynuyor. Yeni bir yıl; yeni bir yaşam, yeni bir başlangıç demek... Bu nedenle 2010’la beraber evinde ya da ofisinde de değişiklik yapmak isteyenler mutlaka olacaktır. Peki neler yapmalılar, hangi renkleri ya da eşyaları tercih etmeliler? İşte son trendler...

BU YIL NASIL BİR EVİMİZ OLACAK?
2010 yılının dekorasyon anlayışı aslında 2009'un devamı niteliğinde olacak. Ana tema ‘doğa' yine ağırlığını koruyacak. Modern ve teknolojik hayata bir başkaldırı, insanın özüne, doğaya, sadeliğe, temizliğe bir geri dönüş anlamı taşıyan bu akım çerçevesinde, dört ana tema üzerinde - Otantik, Optimistik, Eksantrik ve Grafik – durulacak.

GEÇMİŞ ZAMANIN İZLERİ
Otantik: Doğal malzemelerin kullanıldığı, geçmiş zamanların geleneksel el sanatlarından izler taşıyan, etnik parçalar ağırlıkta olacak. Eski ve yeninin dinamik bir birlikteliği gibi düşünün. Bunu yakalamak için el yapımı dekoratif süslemeler, nakışlar, etaminler, floral ve işlemeli desenler, retro yer karoları, eski seramik fincanlar üzerindeki desen ve renkler, özellikle büyük ebatlı siyah-beyaz kare yer döşemeleri, jakarlı dokular, koton örme kumaşlar rahatlıkla kullanılabilir.

Renk olarak sıcak gri, yeşilin sıcak tonları, petrol mavisi, kum grisi, kaymaktaşı ve keten beyazı ağırlık olarak tercih edilecek.

YARATICILIK VE SIRADIŞI BİR UYUM
Optimistik: Doğal malzemelerin yanında plastik, kauçuk, folyo gibi yapay maddeler, ince işçiliklerle işlenecek. Yeni teknoloji kumaşlar, gösterişli heykelsi formlar, eskiye dönük pop-art çağrışımlar da bu fantezi iç mekanları süsleyecek.

Parlak renkler,  somon pembesi, koyu kırmızı, zümrüt yeşili, kanarya sarısı ve aquamarin mavi en fazla kullanılan renkler olacak. Trendin en belirgin özelliği ise motiflerin ön planda olması...

KÜLTÜR FARKLI, DÖNEM FARKLI, AKIM FARKLI...
Eksantrik: Süslemeler,  deri mobilya ve aksesuarlar, kadifeler, desenli deriler, tüy ve ahşap boncuklar... Doğunun gelenekselliği ile batının teknolojik malzeme seçiminin şık uyumu göz kamaştıracak. Geçmişten bugüne gelen barok, rokoko ve pop-art'a kadar her akımdan aksesuarlar mekanları şenlendirecek.

Öne çıkan renkler ise oldukça cesur. Altın bronz, zeytin, şarap kırmızısı, koyu yakut kırmızısı, kehribar, derin mavi-yeşil, menekşe ve kızıl-kahverengi...

SPOR AMA ZARİF
Grafik: Modernlik ve sadelik arayanlar için ideal... Geometrik desenler, beyaz ile kadife siyahın farklı tonları, amber, pembe tonları, bej, fuşya, küçük altın ve gümüş renkli dokunuşlar, mekana hareket katacak. çizgiler, soyut formlar, farklı desenlerle optik yanılsama oyunları, parlak, metalik yüzeyler ilk göze çarpanlar olacak.